Haber Detayı
02 Mart 2020 - Pazartesi 17:22
 
Erdoğan, rejimin kayıplarını tek tek sıralayıp uyardı!
Asayiş Haberi
Erdoğan, rejimin kayıplarını tek tek sıralayıp uyardı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İl Danışma Meclisi toplantısında açıklamalarda bulundu. Konuşmasında rejimin kayıplarını tek tek sıralayarak başlayan Erdoğan, ʹBu daha başlangıçʹ dedi. Konuşmasının devamında üslubunu daha da sertleştiren Erdoğan, ʹAskerlerimizin canına kastedenlerin yerle yeksan etmek boynumuzun borcu. Bir an önce Türkiyeʹnin belirlediği sınırların dışına çıkmazlarda omuzlarının üstünde o başlar da kalmayacakʹ ifadelerini kullandı. Erdoğanʹın konuşmasından satırbaşları; ʹİdlibʹde bugüne kadar verdiğimiz tüm şehitlerimize Allahʹtan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Bir gül bahçesine girer gibi toprağa düşen hiçbir şehidimizin kanını yerde bırakmadık. Son ana kadar diplomasi kanallarının son ana kadar etkin bir şekilde işletmek için çalıştık, çabaladık. Rejime tarihinin en ağır kayıplarını verdirerek bismillah dedik.

 

ʹOMUZLARIN ÜZERİNDE O BAŞLAR DA KALMAYACAKʹ

Şu an itibariyle 135 tan, 22 zırhlı araç, 45 top 5 hava savunma rampası, 12 tanksavar, 29 monteli uçaksavar, 2 İHA, 8 helikopter 49 çeşitli araç, imha edildi. Gerçek gücümüzü göstermeye daha yeni başlıyoruz. Rejimin verdikleri bu kayıplar daha başlangıç. Biz bu gafillere Türkiyeʹnin gerektiğinde ʹBaş veren ama baş eğmeyenʹ büyük bir devlet olduğunu gösterdik. Askerlerimizin canına kastedenlerin yerle yeksan etmek boynumuzun borcu. Bir an önce Türkiyeʹnin belirlediği sınırların dışına çıkmazlarda omuzlarının üstünde o başlar da kalmayacak. RUSYA VE İRANʹA Bizim sizinle herhangi bir derdimiz yok.

 

ʹULUSLARARASI ARENADA HESAP VERECEKLERʹ

Kapılar açılınca telefon üstüne telefonlar gelmeye başladı. Kapıları kapatın ama o iş bitti. Bizim he insani kriz çözme hem topraklarımızın güvenliğini sağlama mücadelesi yürütüyoruz. Mültecilere gaz bombası atıp yıldırmaya çalışanlar uluslararası camiada hesap vermek zorunda kalacak. Biz yıllarca Suriye Suriyeʹde güvenli bölge oluşturalım çağrısı yaptık.

 

ʹTEK TARAFLI FEDAKARLIK DÖNEMİ BİTTİʹ

Avrupaʹya gidenlerin sayısı yüz binler oldu. Bu sayı yakında milyonlu rakamlarla ifade edilecek. Herkes bu yükten payını düşeni alacak. Artık tek taraflı fedakarlık dönemi bitti. Türkiye mücadelesini her hangi bir ülkeye güvenerek değil kendi insanına kendi imkanlarına dayanarak yürütmektedir.Türkiye şu ana kadar Suriyeʹde ne Rusyaʹyı ne İranʹı ne de Suriyeʹyi doğrudan hedef aldı. Sadece askerlerimizin kanını döken rejim unsurlarını hedef alıyoruz. Bu kopan fırtına, bizim ordumuzdur. Bu mücadele bizim şahsi tercihimiz değil milletimizin topyekun iradesiyle yürütülmektedir. Bu millet PKKʹnın ve DEAŞʹın saldırılarına karşı nasıl göğsünü siper etmişse bugün de Türkiye aynı sebeple İdlibʹdedir, Suriyeʹnin diğer bölgelerindedir.Türkiye için Egeʹdeki haklarını korumakla, Libyaʹda başlattığımız inisiyatifle Akdenizʹdeki haklarımızı müdafaa etmek arasında hiçbir fark yoktur. Ekonomik tuzaklara karşı verdiğimiz mücadeleyle, sınırlarımızı terör koridoruyla kuşatma girişimlerine karşı verdiğimiz mücadele aynıdır.

 

ʹKİMLER OLDUĞUNU BİLİYORSUNUZʹ

Suriye meselesinde, milletimizin birlik ve beraberliğini bozmak, ülkemizin mücadelesine zarar vermek, düşmanlarımızı sevindirmek için aleni veya örtük şekilde yürütülen faaliyetleri sizler de takip ediyorsunuz. Kimsenin ʹSuriyeʹde Rusyaʹnın ne işi var, Amerikaʹnın ne işi var, İranʹın ne işi var, Fransaʹnın ne işi varʹ dediğini duydunuz mu? Duymadık. Ama iş Türkiyeʹye gelince, hemen ʹSuriyeʹde ne işimiz varʹ yaygarasını basıyorlar. Kimler olduğunu biliyorsunuz.Birileri dönüp dolaşıp ʹSuriyeʹde ne işimiz varʹ teranesini tekrarlarken, şehitlerimizden biri, ʹSizden ricam sakın Suriyeʹde ne işimiz var diyenlerden olmayın, gittim gördüm, tam da olmamız gereken yerdeyizʹ mesajı veriyor.Meydanı, zahirde şehitler için üzülüyor gibi gözüküp, ağzını açtığında şehadet kavramına ve şehitlerimizin aziz hatıralarına hürmetsizlik yapan gafillere bırakmayız, bırakamayız. Bu ülkede maalesef, ʹHayatta hiçbir laftan tiksinmedim, ʹşehitler ölmez vatan bölünmezʹden tiksindiğim kadarʹ diyebilecek derecede alçalabilen ve maalesef şu anda CHP milletvekili sıfatıyla Meclisʹte yer alabilen kişiler var.Aynı kişi, ʹBugün Suriyeʹye savaş açsak banko Esadʹı tutarımʹ diyerek, ülkemizin yürüttüğü mücadeledeki safını yıllarca önce belli etmişti. ʹEsed ülkesini savunuyorʹ diyebilecek bir noktaya savrulan CHP Genel Başkanının ʹSöz veriyorum, biz gelirsek şehitler tepesi boş kalacakʹ ifadesi de, bu zihniyetin bir yansımasıdır.

 

KILIÇDAROĞLUʹNA ʹŞEHİTLER TEPESİʹ YANITI

Bu kişinin şehitlik kavramı ve şehitler tepesinin ne anlama geldiğini bilmediğini görüyorum. Çünkü bilmeden söylüyorsa, en fazla cehaletini sergilemiş olur. Fakat şehitliğin ne olduğunu, şehitler tepesinin neyi ifade ettiğini bilerek bu sözü söylüyorsa, ortada gerçekten vahim bir durum var demektir. Bilindiği gibi, şehit kelimesi, Kurʹan-ı Kerimʹde, kimi yerde şahit, kimi yerde esma-i hüsnadan biri, kimi yerde örnek kişi anlamlarında tam 56 defa geçer. Üç ayette ise doğrudan doğruya Allah yolunda canını feda edenleri tarif etmek üzere şüheda ifadesi yer alır.Bakara Suresinin 54ʹüncü ayetinde yer alan ʹAllah yolunda öldürülenlere sakın ölüler demeyin, zira onlar diridir, fakat siz farkında değilsinizʹ emri ilahi, hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde şehadetin anlamını bizlere gösteriyor.Bu konuda Peygamber Efendimizin hadislerinde, şehidin bütün günahlarının affedileceği, kabir azabı çekmeyeceği, cennetteki makamını göreceği, cennete ilk girenlerden olacağı gibi müjdeler de vardır.

 

ʹATATÜRK ÖRNEĞİYLE YÜKLENDİʹ

Ülkemizin ve milletimizin bağımsızlığı, onuru, güvenliği, geleceği için mücadele ederken hayatını kaybeden herkes, özellikle de cephede son nefesini veren herkes şehittir. Bizim, dar-ı bekaya uğurladığımız askerimizin, polisimizin, jandarmamızın ve diğer kamu görevlilerimizin şüheda makamına yükseldikleri konusunda en küçük bir şüphemiz yoktur.Tabii, 15 Temmuzʹda milletimiz sokaklarda şehit olurken, darbecilerin açtığı yoldan gittiği bir evde kahvesini yudumlayıp televizyon seyreden birine bunları anlatmak elbette zordur. Bay Kemal, sen kendi partinin geçmişini dahi bilmiyorsun. İkide bir bu partinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk diyorsun. Şimdi sana sesleniyorum: Gazi Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale ne diyordu? ʹBen size ölmeyi emrediyorumʹ diyordu. Ama sen şehadeti bilmezsin, sen şehitliği bilmezsin. Bunu anlaman da mümkün değil. Çünkü sende o iman, o inanç yok.Rahmetli Arif Nihat Asyaʹnın ʹBir bayrak rüzgâr bekliyorʹ şiirinde ifade ettiği duyguları kalbinde hissetmeyen birine, şehitler tepesinin niçin boş kalmayacağını anlatmak da mümkün değildir. Şimdi burada, bu anlamlı şiiri bir kez daha tekrarlayalım ki, nasır tutmuş yürekler titresin, milletimizin kalbi ferahlasın, şehitlerimizin ruhları şad olsun.

 

ʹZALİM REJİMİ DE AYNI AKIBETE UĞRATACAĞIZʹ

Evet… Bize düşen görev, tuttuğu bayrak belli olmayan, bastığı toprağı kirleten, kimin kılıcını çaldığını hepimizin gördüğü, şehadet nedir, şehit kimdir bilmeyenlerin gerçek yüzlerini milletimize anlatmaktır. Bunlara verilecek en güzel cevabın, devlet ve millet olarak, tüm gücümüz ve imkânlarımızla yürüttüğümüz mücadeleyi zafere ulaştırmak olduğunu biliyoruz. Ülkemize göz diken DEAŞʹı, PKKʹyı, FETÖʹyü ve diğer terör örgütlerini nasıl durdurduysak, zalim rejimi de aynı akıbete uğratacağız. Bunun için hep birlikte gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Erdoğan,, rejimin, kayıplarını, tek, tek, sıralayıp, uyardı!,
Yorumlar
Haber Yazılımı