SON DAKİKA

Rize'nin Flash Haber Sitesi
Turgay Ayhan
Turgay Ayhan

Paliç kimden yana?

Rize Ziraat Odası Başkanı Nevzat Paliç’in son günlerde yaptığı açıklamaları okuyunca, kendisinin belirttiği “her zaman çiftçilerin menfaatlerini gözeterek, çiftçinin sorunlarını dile getirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ifadelerin tamamen boş olduğunu görüyoruz.

Paliç kimden yana?
Bu haber 19 Mayıs 2016 - 17:16 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Rize Ziraat Odası Başkanı Nevzat Paliç’in son günlerde yaptığı açıklamaları okuyunca, kendisinin belirttiği “her zaman çiftçilerin menfaatlerini gözeterek, çiftçinin sorunlarını dile getirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ifadelerin tamamen boş olduğunu görüyoruz.

Nevzat Bey, bir taraftan açıklamalarının arasına yukarıdaki cümleleri sıkıştırırken bir yandan da üreticinin mağdur edildiği uygulamaları savunup Çaykur’dan yana, ya da bir başka deyişle, “Sarı Sendika” misali iktidardan yana tavır takınıyor.

Sevgili Nevzat Beyin görevi başkanı olduğu ve binlerce üyesi bulunan üreticinin yanında yer almaktır. Ancak bakıyoruz da bu yaklaşımdan uzak tavır sergileyerek kimden yana olduğu noktasında kafa karıştırıyor.

Daha önce yazdığım “Eğriye eğri, doğruya doğru” yazımda belirttiğim gibi elbette yapılan güzel işleri takdir edeceğiz, destekleyeceğiz. Ama ortada binlerce insanı ilgilendiren ve bu insanların sorun olarak gördüğü şeyleri de cesurca dile getirip, iktidara ya da temsilcilerine şirin görünme çabasından vazgeçmeliyiz.

Maalesef Nevzat Paliç her yıl olduğu gibi bu yıl da sınıfta kalan açıklamalarıyla artık o koltuğu hak etmediğini, üreticinin yanında yer almaktan uzak olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Paliç’in açıklamalarına değinelim…

Önce Çaykur’un üreticilerin randevu gününde satmadığı kota miktarının genel kotadan düşürülecek olması uygulamasını savunmuştur.

Üstelik Çaykur gelen tepkiler üzerine aksi açıklamalar yapıp üreticinin gazını almaya çalışırken, Paliç ise yaptığı o “Randevu gününde çay toplamayan üreticilerin çayları yanacaksa da yansın” açıklamasıyla Başkanı olduğu derneğin koltuğunu hak etmediğini, üreticinin yanında yer almadığını göstermiştir.

Bu uygulamanın üreticiyi mağdur etmeyeceğini, özel sektöre muhtaç etmeyeceğini savunmak ancak üreticinin karşısında olmak demektir. “Vatandaş keyfine göre çay toplamamazlık yapmasın”mış diyor Sayın Paliç…

Siz Çaykur Genel Müdürü değilsiniz. Haliyle üreticinin çayını keyfi mi, yoksa mecburi mi satamadığını sorgulamak size düşmüyor. Sizin yapmanız gereken Çaykur’un uyguladığı politikaları incelemek, artılarını, eksilerini değerlendirip, eğer ortada bir mağduriyet durumu yaşanacaksa ona göre beyanda bulunmaktır.

Ancak uygulama daha yeni başlatılmışken, mağduriyet yaşanıp yaşanmadığı belli değilken, üstelik de üreticilerden tepki gelmişken sizin yaptığınız bu açıklama, öncelikle üyeleriniz olan üreticilere ihanettir.

Üreticinin kotası düşürüldüğü takdirde çayını özel sektöre satmak zorunda kalacak olması, size göre nasıl mağduriyet teşkil etmez bunu çok merak ediyorum.

Kampanyanın hemen başında randevu sisteminin ve kontenjan uygulamasının başlatılması size göre nasıl üreticiyi mağdur etmeyecek bir durumdur anlamış değilim.

Üstelik fabrikaların yetiştirilememesi, bu yüzden erkenden kontenjan uygulamasına geçilmesi de tarafınızca eleştiri konusu olarak görülmemiş, “Ne şiş yansın ne kebap” misali yaptığınız açıklamayla yine üreticinizin sesi olmaktan uzak durmuşsunuz.

Çay fiyatı açıklanınca, tutup sanki bir tahmin yarışındaymışsınız gibi “Biz 2 demiştik, 1,90 verildi. Talebimize yakın oldu. Üreticiler tatmin olmasa da ülke şartları açısından biz razıyız” diyerek yine “Sarı Sendika” misali tavrınızın iktidardan yana olduğunu gösterdiniz.

Üstelik muhalefet adayları “En az 2,20 TL olmalıdır” açıklamalarını bile alaya alırcasına “onlar istediğini söyleyebilir” şeklindeki yaklaşımınızla o koltuğu bir kez daha hak etmediğinizi ortaya koyuyorsunuz.

Gerçekçi olmak zorundaymışsınız. Sayın Paliç, 2 TL beklentisi içinde olmanızı hangi matematiksel hespa ile yaptınız. Odanız bu sezon bir maliyet hesabı yaptı da mı 2 TL’nin yeterli olabileceğini düşündünüz. Zaten hükümetin her yıl uyguladığı fiyat politikası baz alınınca aşağı yukarı verilecek fiyatı tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok. Ancak siz fiyat talebinizi hangi maliyet hesabına göre yaptınız bunu ortaya koyarak açıklamada bulunsaydınız daha inanılır olurdunuz.

Gübrede KDV düşmesine rağmen geçen yıla göre bu yıl gübre fiyatlarında düşüş mü yaşandı? Çay makası, çay bezi fiyatları mı düştü? İşçilik maliyetleri, yemek, taşıma maliyetlerinde bir azalma mı söz konusu oldu? Hükümetin açıkladığı enflasyon rakamları ile vatandaşın çarşıda-pazarda hissettiği enflasyon rakamlarını karşılaştırma gereği duydunuz mu? Tüm bunların hesabını kitabını yaparak mı 2 TL’nin yeterli olduğuna kanaat getirdiniz?

Kuru çaya bir yıl içinde yüzde 30’un üzerinde zam yapıldığı halde siz yüzde 12 zamdan nasıl razı gelebiliyorsunuz Sayın Paliç? 6 yıldır 12 kuruş olan destekleme bu yıl 13 kuruşa ancak çıkarken bir üretici temsilcisi olarak neden bu konuya hiç değinmediniz? Geçen sene Mayıs ayında kota 450 kilo iken, bu yıl kapasite artımına gidilmesine rağmen Mayıs ayı kotasının 400 kilo açıklanmasını neden sorgulamadınız?

Göreviniz gereği üreticiden yana olmanız, üreticinin menfaatine taleplerde bulunmanız gerekirken iktidara şirin görünme çabanızdan ne zaman vazgeçeceksiniz çok merak ediyorum.

Belki siz Ziraat Odası Başkanı olarak, odaya ait aracı da kullanarak çayınızı taşıyıp Çaykur’a rahatça satış yapabiliyor, hiç bir zorlukla karşılaşmıyor olabilirsiniz ancak her üreticinin sizle aynı rahatlığa sahip olmadığını göz önünde bulundurup, oturduğunuz koltuğun sorumluluğunun üreticilerden yana olmayı gerektirdiğini bir kez daha göz önüne alarak yaklaşımınızı belirlemenizi tavsiye ediyorum.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
) 50% 0% no-repeat scroll transparent;" target="blank"> ) 50% 0% no-repeat scroll transparent;" target="blank">