SON DAKİKA

Rize'nin Flash Haber Sitesi
flash53-turkluk-islamiyet-banner
Hasan Fehmi Demir
Hasan Fehmi Demir

3 Mayıs Türkçülük Günü!

3 Mayıs 1944’ten bugüne Türkçülük Bayramı olarak kutlanılmaktadır.

3 Mayıs Türkçülük Günü!
Bu haber 02 Mayıs 2016 - 23:18 'de eklendi ve 193 kez görüntülendi.

3 Mayıs 1944’ten bugüne Türkçülük Bayramı olarak kutlanılmaktadır. Buna sebep ise 3 Mayıs 1944’te Büyük Ankara Nümayişi olarak adlandırılan olaylardır. Olaylar Türk Tarihi’nin usta kalemlerinden Atsız Ata olarak da bilinen Hüseyin Nihal Atsız’ın, hakkında açılan dava için Ankara’ya geldiği sırada başlamıştır.

Dönemin Başbakanı (Türkiye Cumhuriyeti’nin ise 5. Başbakanı) Şükrü Saraçoğlu’nun 1942’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı açıklamanın “Biz Türk’üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz. Ve her vakit bu istikamette çalışacağız” olmasına rağmen Atsız Ata devletin kadrolarına komünistlerin yerleştirildiğini düşünüyordu. Bu nedenle Atsız dönemin başbakanı Saracoğlu’na 1 Mart 1944’te Orhun dergisinde ve gene bir ay sonra 1 Nisan 1944’te olmak üzere iki açık mektup kaleme almıştır. Başbakan’a şikayet ve uyarıda bulunmuştur. Açık mektuptaki hakaret varı ifadeler nedeniyle Sabahattin Ali tarafından Atsız mahkemeye verilmiş, ilk mahkeme 26 Nisan 1944’te Ankara’da görülmüş ve dönemin gençleri tarafından hınca hınç doldurulmuştur. Fakat mahkeme, 3 Mayıs 1944’e ertelenir.

3 Mayıs’ta Turancılar Moskof uşaklarına karşı, komünizm aleyhinde bir gösteri düzenlemiş ve Atsız Ata’ya sevgilerini göstermişlerdir. Gençler mahkeme salonuna sokulmayınca Ankara Ulus Meydanı’na doğru yürüyüşe geçerek komünizm aleyhinde sloganlar atmıştır. Ulus’ta toplanan gençler burada İstiklal Marşı’nı okuyarak komünizm aleyhinde sloganlar atmaya devam etmiştir.

Milliyetçi hareket Partisi (MHP) Kurucu Genel Başkanı olan Alparslan Türkeş ise bu nümayişe Üsteğmen olarak katılmış ve gözaltına alınmıştır. Dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu ile görüşmek isteyen kafileye izin verilmemiş ve Türkçü kalabalık polisin sert müdahalesi ile bastırıla bilmiştir. Alparslan Türkeş kurduğu “Demokrasi, Eşitlik, Hürriyet, Gençlik… Bütün bunlar Türkiye’nin 1944 iktidarında hep palavradır” cümlesi ile 1944 iktidarını özetlemiştir.

3 Mayıs’ta toplanarak gösteriler yapan gençler birer birer tespit edilip toplanarak tutuklanmıştır. Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in ifadelerine göre Milliyetçi gençler ölesiye dövülmüş, Atsız Ata’da aynı gün duruşmadan çıkar çıkmaz tekrar gözaltına alınmıştır.

Alpaslan Türkeş bu konuyla ilgili ise “3 Mayıs günü heyecanla sokağa fırlayan gençler kıyasıya dövüldüler. Kafaları yarıldı, gözleri patladı. Bazılarının kolları, kaburgaları kırıldı” diyerek içerisinde bulundukları durumu özetlemiştir. O dönemde ne dönemin iktidarı, ne de işkence gören, dayağa maruz kalan gençler 3 Mayıs’ın yıllar sonra birileri tarafından hatırlanarak Türkçülük Günü olarak kutlanacağını bilmemekteydi.

Yani aslında 3 Mayıs düşünce Türkçülüğü’nden Hareket Türkçülüğü’ne geçiştir. Atsız Ata’nın kalemine göre;

“Ali Suaviler, Süleyman Paşalar, Mehmet Eminler, Ziya Gökalpler, Rıza Nurlar yalnız duygu, düşünce, iş Türkçüsü idiler. Hareket Türkçüsü olmamışlardı. Çırağan baskını Türkçü Ali Süavi’nin siyasî bir hareketiydi. Bunun Türkçülükle ilgisi yoktu. Sıhhiye Vekili olduğu zaman gayrî Türkleri atarak yerine Türkleri yerleştiren Rıza Nur fiilî Türkçülük yapıyordu. Fakat bu da hareket değildi.

Türkçülükte ilk hareketi, 3 Mayıs 1944 Çarşamba günü, Ankara’daki birkaç bin meçhul Türk genci yaptı. Bu bakımdan Türkçülük tarihinde onların hususî bir şerefi vardır”

65 oturum süren Türkçülük Davası’nda Hasan Ferit Cansever, Fethi Tevetoğlu, Alparslan Türkeş, Nurullah Barıman, Zeki Özgür Sofuoğlu, Fazıl Hisarcıklı, Hüseyin Nihal Atsız, Hüseyin Namık Orkun, Nejdet Sançar, Saim Bayrak, İsmet Rasin Tümtürk, Cihat Savaş Fer, Muzaffer Eriş, Fehiman Altan, Yusuf Kadıgil, Cebbar Şenel, Zeki Velidi Togan, Orhan Şaik Gökyay, Hikmet Tanyu, Reha Oğuz Türkkan, Hamza Sadi Özbek, Cemal Oğuz Öcal, Said Bilgiç olmak üzere toplam 23 sanık yargılanmıştır.

29 Mart 1945 Perşembe günü verilen kararla 13 sanık beraat etmiş, Prof. Dr. Zeki Velidî Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Nurullah Barıman, Cihat Savaşfer, Nejdet Sançar, Dr. Fethi Tevetoğlu, Alparslan Türkeş, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal’a 10 yıla kadar uzanan değişik hapis ve sürgün cezaları verilmiştir. Öteki sanıklar ise beraat etmiştir.

Daha sonra dâvâ Askerî Yargıtay’a taşınmış, Yüksek Mahkeme 1. İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi’nin bu kararını “usul ve esas yönünden” bozmuştur. Tutuklu sanıkların hemen salıverilmesini ve davanın 2. Sıkıyönetim Mahkemesinde görülmesini kararlaştırmıştır. Bu karar, 26 Ekim 1945 günü, yıldırım telgrafı ile İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığına bildirilerek tutukluların hemen salıverilmesi sağlanmıştır.

Böylece, kimi Türkçüler için 1 yıl beş buçuk ay süren hapis ve zindan hayatı sona ermiştir. Zeki Velidi Togan, Alparslan Türkeş, Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Cihat Savaş Fer, Nurullah Barıman, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal 26 Ekim 1945’e kadar tutuklu kalmıştır.

3 Mayıs’ın ilk yıldönümü 1945 senesinde o sıralarda Tophane’deki Askerî Cezaevinde tutuklu bulunan bir grup Türkçü tarafından örtüsüz bir masa etrafında yapılan bir toplantı ile anılmış, daha sonraki yıllarda ise çeşitli törenlerle kutlanmış ve Türk milliyetçilerinin bir geleneği Türkçülük Günü oluşmuştur.

Ülkemiz ve Kültürel yapımızın karşısındaki en güçlü düşman olan komünizme karşı başlatılan eylemler neticesinde doğan, Türkçülük Günümüz Kutlu Olsun!

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA